Follow by Email

Monday, July 04, 2011

THK pilotları İsrail'de:HAVA ÖĞRENCİLERİ MÜBADELESİ TÜRKİYE İLE İSRAİL ARASINDA YENİ BİR YAKINLAŞMA İŞARETİ Mİ?

THK pilotları İsrail'de
Uluslararası bir organizasyon kapsamaında İsraile giden THK pilotlarının gidişi İsrail medyasında "işbirliği" olarak yorumlandı. 


Levent Baştürk -  Dünya Bülteni 4 Temmuz 2011

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun 12 Haziran seçimleri sonrasında Başbakan Erdoğan’a gönderdiği tebrik mesajıyla başlayan ve İsrail’in Türkiye ile ilişkilerini geliştirmesini amaçlayan süreç, hükümet tarafından Türkiye kamuoyu yeterince aydınlatılmadığı için kafalarda soru işaretleri uyandıracak şekilde devam ediyor.

İki gün önce İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak adına yayınlanan bir resmi açıklamada Özgürlük Filosu-2’nin engellenmesi yönünde olumlu gelişmelerin yaşandığı söylenmiş, filonun engellenmesi için önemli çabalar gösteren ülkeler arasında Türkiye'den de bahsedilmesi şaşrıtıcı gelmişti.  Olumlanan gelişmelerin İsrail Dışişleri Bakanlığı ile Başbakan Netanyahu’nun yoğun çabalarının bir ürünü olduğunu söylemişti. Çok kısa bir süre önce, Twitter’da gönderdiği mesajla, Başbakan Erdoğan’ın dış politika danışmanı İbrahim Kalın, Barak’ın Türkiye’ye ilişkin yaptığı açıklamanın doğru olmadığını ve yakında Türk Dışişleri Bakanlıgı’nın Barak’ı yalanlayan bir açıklama yapacağını açıkladı. 

TÜRK PİLOTLAR İSRAİLLİ AİLELERİN YANINDA KALACAK

Ha’aretz gazetesinin İbranice yayınında çıkan bir başka haber kafalardaki soru işaretine bir başkasını daha ekledi. “Türkiye’den hava öğrencileri İsrail’i ziyaret ediyor” başlığıyla verilen haberin ilk alt başlığı da “Ankara ile Kudüs arasında diğer bir yakınlaşma adımı” şeklinde atılmış. 

Haberde belirtildiğine göre, Temmuz ayının ortasında, dünyanın çeşitli ülkelerinin hava kuvvetleri ve havacılık kuruluşlarının belirlediği gençlerden oluşan bir topluluğun parçası olarak Türkiyeli hava öğrencileri İsrail Hava Kuvvetleri’nin konuğu olacaklar. İsrail Hava Kuvvetleri’nin de bir parçası olduğu Uluslararası Hava Öğrencisi Mübadele Programı’na dahil edilen öğrenci pilotlar Şaron bölgesindeki “gönüllü ailelerin” yanında evlerde ağırlanacaklar. 

18 ile 21 yaşları arasındaki bu gençler İsrail’e iki haftalığına geliyor. Türkiye’nin yanısıra, İsrail’e ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Hollanda ve Hong Kong’dan gençler gelecek. 

Bu değişim programı, eşzamanlı olarak programa katılan bütün ülkelerde organize ediliyor. Başka ülkelerden gençler İsrail’e gelirken, Ha’aretz’in haberine göre “İsrail’den de bir “genç havacı savaşçılar” ekibi başka ülkelere, İsrail’in “Hasbara” (halkla ilişkiler, kamuoyu diplomasisi) faaliyetlerini de derinleştirmek amacıyle gidiyor. 

İSRAİL’İN ÇOK ÖNEM VERDİĞİ PROGRAM

Çoğu ülkenin sivil havacılık kuruluşları vasıtasıyla katıldığı bu programa İsrail’in bizatihi Hava Kuvvetleri aracılığı ile katılması programa çok büyük önem atfettiğini gösteriyor. İsrail’den başka ülkelere gönderilen kişilerin orada İsrail adına “halkla iliskiler” memuru gibi hareket etmesi üzerinde vurgu yapıldığı gibi, İsrail’de konukların evlerde ağırlanmasının önemine yapılan vurgu da çok önemli. Hava Kuvvetleri adına Hava Öğrenci Mübadelesi Programı Başkanı olarak görevli Yarbay Yinon Bar Shilton’a göre, konukların İsrail milleti ve kültürü ile “dolaysız / aracısız yakınlık” kurmasını sağlamada birinci dereceden vasıta işlevi gören bu gençlerin İsrailli ailelerce ağırlanması bütün konuk etme sürecinin en önemli parçasını oluşturmaktadır. 

İsrail Hava Kuvvetleri uzun yıllardır Hava Öğrencisi Mübadele Programı içinde faaliyet göstermekte. Bu programı başlatan ve yürüten Uluslararası Hava Öğrenci Mübadelesi Teşkilatı (İACEA – International Air Exchange Association) askeri pilot adayları ile havacılığa ilgisi olan geçler arasında ve pilot adayları ve gençler üzerinden de onların bağlı oldukları hava kuvvetleri ve havacılık örgütleri arasında dostlukların kurulmasını amaçlamaktadır. Teşkilatın başta Avrupa ve Kuzey Amerika ülkeleri olmak üzere toplam 21 üyesi var. 

İSRAİL BASININDAKİ HABERLER MASUM GÖRÜNMÜYOR

Aslında Türk Hava Kurumu aracılığıyla Türkiye’nin iştirak ettiği Uluslararası Hava Öğrenci Mübadelesi Teşkilatı tarafından yürütülen, her yıl yapılan ve bu zamana kadar da fazla önemsenmemiş bu faaliyetin Ha’aretz’de çok farklı bir şekilde yansıtılmış olmasını masum bir habercilik olarak görmek imkansız. Yukarıda üzerinde durduğumuz Ehud Barak’ın açıklaması ve daha önce Türk  Dışişleri Bakanlığı’nın yalanladığı MOSSAD ile bağlantılı DEBKAfile sitesinde yayınlanan İsrail Başbakan Yardımcısı Moshe Ya’alon'un gizlice Türkiye'ye gelerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüştüğünü iddia eden yayın gibi belli yönlendirici tarzda hazırlanmış. İsrail kasıtlı olarak Türkiye ile ilişkileri ve işbirliğini geliştirdiği imajını veren ve uluslararası kamuoyunu yönlendirmeye yönelik yanlış mesajlar verip bunun üzerinden rant yemeye çalışmaktadır. 

TÜRKİYE’NİN DÜŞÜNEMEDİĞİ BOYUT

Ancak, bu meselenin Türkiye tarafından da mahzurlu yönleri olduğu farkediliyor. Türkiye uzun yıllardır bu uluslararası kuruluşla birlikte, sivil görünümlü Türk Hava Kurumu vasıtasıyla bu programa katılmakta sakınca görmediği anlaşılıyor. Ancak israilin bunu propaganda amaçlı ve üstyelik askeri bir çerçevede değerlendirdiği çok açık.
Ama ilgili kuruluşun amaç olarak ifade ettiği hususu İsrail'in bu faaliyete, Türkiye'yi işin içine katmasak bile, atfettiği ehemmiyetle birleştirince, Türkiye’nin bu tip faaliyetlere katılacaksa, daha hassas davranması zaruretini Ha’aretz gazetesinin bu yayını açıkça göstermekte. Gazete Türkiye’nin her yıl tekrarlanan iştirakini spesifik bir muhtevanın içine yerleştirip ona farklı bir bakış ve okuma da getirmekte. 

SİVİL ORGANİZASYON; AMA İSRAİL…
İsrail, bu normal ve sivil gibi görünen çalışmayı bizahiti kendi Hava Kuvvetleri’nin sorumluluğuna bırakmıştır. Ayrıca bunu bir Hasbara çalışması, yani İsrail’e için insanların zihnini ve kalbini kazanma faaliyeti olarak görmektedir. Türkiye bu faaliyete Türk Hava Kurumu vasıtasıyla katılıyor. THK'nin verdiği ilanlara bakılırsa, sivil halktan gelen başvuruları değerlendirmek suretiyle öğrencileri seçip programa katılan ülkelere onları gönderiyor.
AKILLARDA KALAN SORU İŞARETLERİ
Ama pratikte hakikaten Türkiye’den gönderilen öğrencilerin kaçta kaçı sivillerden oluşuyor? Gönderilecek öğrencilerin seçimi için yapılan sınavlardan yüz üzerinden yüz puan alması lazım ve THK üyesi olanların 20 puanı garantilenmiş durumda. Ayrıca “sivil” görünümlü, emekli subaylar tarafından idare edilen ve devletin bazı dönemlerde halkı bağış yapmaya zorladığı THK ne kadar sivil bir kurum? İlaveten, hala Mavi Marmara yüzünden beklediğimiz özür ve tazminat gelmemişken, İsrail’le gönülleri normalleşme işareti sayılabilecek bir çalışmanın içinde olmak Türkiye için doğru mu?
İsrail bu faaliyeti, bir “gönülleri ve zihinleri fethetme” olarak görüp bunu Hava Kuvvetleri’nin idaresine vermişken, Türkiye’nin buna seyirci kalarak, bu çalışmaya kurban göndermesi kabul edilebilir bir durum mu? En azından öğrenciler gönderilirken, İsrail’e öğrenci gönderilmemesi gerekmez mi?